Her satırı
Mendireğe dizili karabataklara benzeyen
Bir mektup bırakarak
balıkçı koyundan
sisler icinde uzaklaşan kayık gibi
bir sabah usulca ayrıldın
koynumdan
Bütün yolcularını
Boğaz köprüsünün çaldıgı
Araba vapurunun
boş seferleri
gibi yanlızca rüzgâr
gezinir sensiz
yüreğimde
Durgun bir sudur aslında deniz
ki çocukların acemi oltalarını denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdıgım
ayrılık siirini okudukca
dalgalanır...
Derlenmiş türkü gibi dilimde ismin,
Ecelsiz öldürdü beni terk edişin,
Yanıbaşımda hayalin elimde olmayan resmin,
Ama bilmem ki sen şimdi nerdesin?
Yanımda ol olsun ömrümün mutlulugunun en güzel çagını,
Her saniye sensizlik yüregimde en zalim anı,
Tek taraflı terk, prangalar oldu ayaklarıma,
Ama bilmemki sen şimdi nerdesin?
Gönül defterimden silmedim ki asla adını,
Bıraktım zamana aşkımızı ebedi kalsın diye saffını,
Begonya,mor sümbül,gelinciklerle ördüm tacını,
Ama bilmem ki sen şimdi nerdesin?
Özlemin kamçılıyor hırçın dalgalar gibi içimi,
Acımasız vurgun yemişcesine göz yaşlarımda işkencemi,
Bilmez misin sana esaretim sensizlige sürgün edildiğimi,
Ama yoksun bilmem ki sen şimdi nerdesin?
Başımı taşlara vurduğumda senin adını yazıyor toprağa kanım,
Sensiz benliğimi kadehlerde istif istif tükeniyor şarap şişem,
Mutluluk meskeni hayalimin,şimdi duvarlar üstünde ecelim,
Ama bilmem ki sen şimdi nerdesin?
Olur da bir ilkbahar günü
Senin aşkınla atan şu kalbim
Durursa eğer,
Teneşir tahtasındaki çıplak vücuduma
Sıcak ellerinle bir kez dokun
Gelinlikten sonraki ilk bembeyaz giydirilen
Kefene sarılı vücudum
Yatılırsa musalla taşına
Okunursa ardımdan dualar
Sakın ağlama...
Seninle mutlu olduğum günleri düşün.
Benim seni, senin beni
Mutlu ettiğimiz günleri...
Ve sakın ağlama.
Bir kez daha kefende sarılı vücuduma dokun
Ve öp beni.
Toprak altına girmeden son kez öp beni.
Ve üstüme toprak atılmadan ilkbaharda açan bir çiçek at
Sonra düşün biran düşün
Beni nasıl mutlu ettiğini
ve bana neler için kızdığını
Sakın ağlama.
Her sene öldüğüm gün bana gel
İnan sana olan SEVGİmle mezarımdaki o çiçek
Hep açacak.
Ve bana sadece
Seni seviyorum de
HALA SENİ SEVİYORUM.
Kurşuni sevdaların yaşandığı,
Masallar çoktan geride kaldı.
şu üç kısa günümde tükettim,
Bütün aşkları.
Adını masal koydum,
Beklediğim yollarda,
Bir var, bir yoksun.
Sen de yaşadığım,
Tüm aşklar gibi;
Hem çok, hem yoksun.
Sen ey çocukluk masallarımın,
Kar perisi !
Çoktan vurdun saçaklarda ki
buzdan hançerinle.
Çektin vurdun beni son defa
GÖZLERİNLE.
Hayallerim dustu denizlere
Dalgalar vurur bilmedigim sahilere adini
kucuk bir limanda bulurum kendimi
Bir balikcinin agina takilmis bakislarim
Tum renkler ayni
Mavi deniz , mavi gokyuzu
toprak mavi dus tarlasi
Bence ; Sadece bir kum tanesi
Sana yangin...
Sana ac...
Sana susuz...
Sana sevdali..
Pencereden baktığımda görüyorum
Senin yüzün incir yaprağında
Senin ürkekliğin duvar üstünde yürüyen
Bir kedinin kıvraklığında
Aynada dururken görüyorum
Kırmızı öpüşün sol yanağımda
Dişimi fırçalarken senin ağzın
Serin suların berraklığında
Rakı devrilmiş masalarda yokluğun
Veya benden önce kalkıp gitmişliğin
Gece boyu dolandığım barlarda
Sarhoşlara tekrarladığım adın
Balıkçı kahvesinde,çorbacıda,kenarlarda
Sevdim bir kere seni
Bin umutla bağlandım
Desteğini göremedim
Beni bir türlü sevemedin
Kalbimin acısını hiç hissetmedin mi?
Gözlerimin dolgunluğuna hiç bakmadın mı?
sözlerimi hiç saymadın mıı?
Doğru askım doğru!
sen bana ne zaman aşık gözüyle baktın ki!
Sorma
Söz etmem
Umutlanmam hata
ama unutma
diyemem hiçbir zaman sana elveda